SON DAKİKA
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

GÜVEN TOPLUMUNU İNŞÂ ETMEK

Yazının Giriş Tarihi: 21.04.2017 09:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.04.2017 09:56

Mü’min olmak “GÜVEN İNSANI” olmayı gerektirir. Zira “MÜ’MİN kelimesinin de türediği E-M-N(امن)  kökünün tüm formlarında;  doğru olmak,güven vermek, emniyet, güvenlik, barış, huzur, güvenilir, dürüst..vb manalar söz konusudur.Türkçede kullandığımız EMANET,EMNİYET kelimeleri de buradan türemiştir. O halde şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: İman insana güven verir. İman sahibi insan(mü’min) da çevresine güven verendir. Hakîki iman sahibi insan hem kendisini güvende hisseder, hem de çevresine güven verir.

 Nitekim Efendimiz(sav) de Mü’mini şöyle tarif eder: Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin de insanların canları ve mallarının güvende olduğu kişidir.» (Tirmizî, Îmân, 12)

Allah, peygamberleri topluma model insan, rehber insan olarak göndermiştir. Peygamberler tebliğ ettikleri hakikatleri hayatlarıyla da tatbik ederek toplumlarına örnek olmuşlardır.(Ahzab33/21) Bu manada Efendimiz de daha risâletinden evvel dahi toplumda el-EMÎN/Güvenilir insan diye biliniyordu. Öyle ki risâletten sonra da kendisine iman etmeyen müşrikler dahi değerli eşyalarını ona emânet etmişlerdir. Nitekim hicret gecesi evinden çıkarken Hz. Ali’yi bunun için evinde bırakmış ve kimin emaneti varsa sahiplerine ulaştırmasını tembihlemişti.Yani Allah Rasûlü kendisi güven insanıydı, 23 senelik risalet görevi ile de güven toplumu inşa etti.

Güven toplumunu inşa etmek için  şu beş şeyin korunması sağlanmalıdır. Can-Mal-Akıl-Nesil-Din.

Bu beş şey korunmadığı müddetçe sağlıklı bir güven toplumu tahsis edilemez. Can emniyeti için bir takım tedbirler alınmıştır. Mesela haksız yere adam öldürmenin karşılığı yine öldürülmektir. Bunu bilen kişi kolay-kolay cana kıyamaz.Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir(Maide5/32)

İslam aklı korumak için mesela içkiyi haram kılmıştır(Maide5/90-91)Alkol ile akıl devre dışı kalıyor. Zira alkol-içkinin karşılığı Kur’an’da, el Hamr (الْخَمْر) dır.(Maide5/90) Başı-aklı örten demektir.

Din insanda fıtridir. Bu sebeple İslam fıtratın korunması hususuna çok önem vermektedir. (Rûm30/30,Araf7/172)

Neslin korunması için gayr-i meşru ilişkiler(zina) HARAM kılınmıştır(İsra17/32).Evlenmeyi neslin devamı için HELAL kılmıştır. (Bakara2/223, Nisa4/1)

Malın korunması için de; ölçü ve tartıda hile yapmayın(Mutaffifin1-4),mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin(Bakara2/188),faiz yemeyin(Bakara2/275, Âl-i İmran3/130),hırsızlık yapanın elinin kesilmesi(Maid5/38)...gibi hükümler getirilmiştir.

Özetle, ideal bir toplum hedefliyorsak bu konuda da İslâmın yüce öğretilerine kulak vermek durumundayız. Bunun için de dünya ve ahretimize dair reçeteler sunan Kur’an ve onun tebliğcisi Allah Rasûlü(sav)ne kulak vermek durumundayız.Kulak vermek yetmez bu öğretileri hayata tatbik etmek gerekir. Güven toplumunun inşası ancak bu yolla mümkün olacaktır.Aksi takdirde toplumda karmaşa,kaos,cinayetler,huzursuzluklar son bulmayacaktır. Birbirine güvenmeyen fertlerin oluşturduğu toplumda huzur olmayacaktır. Gerçek manada güven ortamı polisiye tedbirlerle olmaz. Her kapıya bir polis dikemeyiz ama her gönle bir Allah korkusu( Allah’ın sevgisini kaybetme korkusu, Allah’a karşı yanlış yapma korkusu, sevgi dolu korku) yerleştirebiliriz. Kalıcı olan da budur.21.04.2017

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Doğankent Gazetesi, Harşit Vadisi'nin Sesi
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.