Harşıt Vadisi ve Güvende Kapısı

Haber Giriş Tarihi:
Haber Güncellenme Tarihi:
https://www.dogankentgazetesi.com
Harşıt Vadisi ve Güvende Kapısı Harşıt Vadisi, Giresun ili Tirebolu ilçesinin Körliman mevkiinden başlayıp Gümüşhane ye kadar uzanan toplam 114 km uzunluğunda derin bir vadidir. Karadenizi, İç ve Doğu Anadolu ya bağlayan en  önemli bir geçiş güzergâhıdır. Birçok medeniyete tanıklık etmiş bu vadi, Öteden beri madenlerle gündemdeki yerini korumuştur. Saka Türkleri, Avarlar, Bizanslılar, Romalılar, Urartular ve  Cenevizliler bölgede yaşamış başlıca milletlerdir. Türklerin Harşıtçayı vadi boylarına 900 lü yılların başından itibaren gelmeye başladıkları aşikârdır. Ancak bölgeye birçok geliş güzergâhları vardır.  Bunların en önemlisi Güvende Kapısı dır. Türkmen boylarının bölgeye indikleri en büyük kapı burasıdır. Güvende Kapısı ndan Harşıtçayı na inerek, Karadeniz e ulaşmak için Rumlarla çetin mücadelelere giren Türk boyları, 1380 yılında sahile ulaşmışlardır. Harşıtçayı çıkışında Karadeniz e 5 km  mesafede bulunan Bedrama Kalesi de bu tarihte, Kürtün hakimi Çepni Beyi Melik Ahmet Bey tarafından Rumlardan alınmıştır. Ardından Hacı Emir Bey in oğlu Süleyman Bey in 1397 de Giresun  şehrini kuşatıp almasıyla birlikte Tirebolu Harşıtçayı, Trabzon İmparatorluğu ile sınır teşkil etmiştir. 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet in Trabzon u fethinden sonra bölge Osmanlı ya geçmiştir.  Bugün türbesi Giresun da halka açık olan ve Fatih Sultan Mehmet in Uç Beyi olan Seyit Vakkas Hz. aynı zamanda bir Çepni Uç Beyi dir. 1071 Malazgirt Zaferiyle Anadolu nun kapılarını açan Türkler, Selçuklu döneminde bölgede çoğalmaya başlayıp Kösedağı Savaşı nın (1243) ardından Harşıt Vadi boylarına hızla yerleşmeye  başlamışlardır. Bölgenin en çok Türk nüfusu aldığı dönem bu tarihlere rastlamaktadır. Anadolu Selçuklu Devleti nin yıkılmasından sonra, Fatih in Trabzon u fethine (1461) kadar bölgede beylikler  halinde, Danişmentliler 1080-1178, Saltuklular 1092-1202, Mengücekler 1080-1228,  Çobanoğulları 1227-1309, Hacıemiroğulları (Bayramoğlu) 1297- 1473, Tacettinoğulları 1303-1415,  Karakoyunlular 1380-1469, Akkoyunlular 1350-1502 ve Safavi Devleti 1501- 1760 hüküm sürmüşlerdir. Bölgedeki Osmanlı hakimiyetine rağmen Safaviler, Erzincan ve Gümüşhane yörelerinde  uzun yıllar hâkimiyetlerini devam ettirmişlerdir. Ancak 1522 yılında Yavuz Sultan Selim in İran seferinden sonra Safavilerin bölgede önemli bir etkinliği kalmamıştır. Türk boylarının, Anadolu dan kuzeye yönelenleri; Erzincan, Alucra ve Kazıkbeli üzerinden Güvende Kapısı na gelmişlerdir. Bazı boylar da yine Kelkit ve Refahiye güzergâhlarını kullanarak bölgeye  ulaşmışlardır. Vadi boyuna ulaşan Türkler henüz aşağı inmeden önce Güvende nin doğusunda Çayırçukur, Gücüktene (Yeşilköy), Almalı ve Harıt mevkiilerine güney batı yönünde ise Kazıkbeli nden  itibaren Kavraz Vadisi ne (Asarkaya, Abadan, Patanlı, Pinti, Çamat, Harmancık) yerleşerek Tepealan a kadar olan bölgeyi kendilerine yurt edinmişlerdir. Zamanla Güvende Kapısı nda çoğalan  Türkler vadiye inerek bölgede hüküm sürmüşlerdir. Güvende ve çevresinde kalan yerleşik halk ise Birinci Dünya Savaşına kadar varlıklarını sürdürmüşler ve 1912 yılında Torul, Kürtün, Harşıt,  Eymür, Tirebolu, Espiye ve Görele yörelerine, daha önce giderek yerleşen akrabalarının yanlarına ilerlemişlerdir. Güvende Kapısı nda günümüze gelen, Türklere ait birçok değerler mevcuttur. Yerleşke kalıntıları, at (Cirit Meydanı) sporları yapılan alan ve ibadet (Semah kıranı ve Kırklar Meydanı) yerleri  bunların başlıcalılarıdır. Asarkaya Yaylası nda Şeyh Hasan Ali ve Kazıkbeli nde kardeşi olduğu rivayet edilen Sarı Baba nın mezarları da önemli ziyaret yerleridir. Ayrıca Uzun Hasan ın eniştesi ve  Şah İsmail in dedesi olan Şeyh Cüneyt in mezarı da Güvende nin güney batı yönünde Pinti Yaylası mezarlığındadır. Yine Güvenç Abdal ın makam mezarı Güvende Mezarlığı nda olup koruması Pir  Ali nin mezarı ise Güvende nin kuzey yönünde, Masur Yaylası tepesindedir. Bugünkü Güvende, ismini Güvenç Abdal dan Güvendi olarak almış ancak zamanla halk arasında bu isim Güvende ye  dönüşmüştür. Harşıt Vadisi ve Güvende Kapısı tarihte birçok olaya tanıklık etmiştir. Bunlardan en önemlileri; Fatih Sultan Mehmet in Trabzon u fethinden sonra Harşıt Vadisi ne gelerek eski ismi Kürtün olup  bugünkü Özkürtün de bir gece konaklayıp buraya Uç Beyliği vermesidir. Ardından Güvende Kapısı nı kullanan Fatih Sultan Mehmet, Alucra üzerinden İstanbul a dönmüştür. Fatih in Özkürtün de  konakladığı bu ev, tarihçiler tarafından ortaya çıkarılmalıdır. Ayrıca yetkililerin Kültür Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunarak bu manevi öneme haiz mekân, en kısa zamanda turizme  kazandırılmalıdır. Diğer önemli hadiselerden biri de Yavuz Sultan Selim in İran Seferi ne giderken askerlerini Harşıt Vadisi nden geçirerek Güvende Kapısı nı kullanmış olmasıdır. Başka önemli  hadiselerden biri de Birinci Dünya Savaşı nda Harşıt Vadisi nin Ruslarla Türkler arasında sınır teşkil etmesidir. Bu dönemde Ruslar; Harşıt Vadisi ni aşmak için Güvende Kapılarına kadar gelerek  Kabaktepe ye mevzilenmişler ancak bedenini yediden yetmişe düşmana siper eden atalarımız Güvende Kapısı nı düşmana kaptırmamıştır. Kazım Karabekir Paşa da bölgeye gelerek savunma  hattını Güvende nin güneyinden bizzat yerinde izlemiştir.