istanbul escort , istanbul escort , istanbul escort , şişli escort , kadıköy escort , beylikdüzü escort ,

maltepe escort alanya escort side escort porno izle

13 Temmuz 2020 Pazartesi

Harşıt'ın Çalgıcıları

A.Öner Meral

A.Öner Meral

E-Posta : hasimo.oner@gmail.com

Bazılarının “çalgıcı” ifadesine çok kızacaklarını tahmin ediyorum. Çalgıcı kelimesi “Müzik aleti çalma” olarak tanımlanıyor sözlüğümüzde. Sözlükten öte köylerimizde hâlâ kemençeci ya da sazcı yerine çalgıcı ifadesi kullanılıyor.
 
"Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren, sanat dallarının birinde üstün başarı gösteren kimse.” Türk Dil Kurumunun sözlüğünde yer alan bu sanatçı tanımlamasını göz önüne alırsak Harşıt’ta “sanatçı” tanımlamasına uygun bir ya da iki kişiden ancak söz edebiliriz.
 
1800’lü yıllarda Harşıt yöresindeki köylerde Türkmen geleneklerinin hâkim olduğunu, davul, zurna, bağlama, kaval, kemençe gibi sazların çalındığını, kemençenin zaman içerisinde öbür sazlara göre daha da ön plana çıktığını biliyoruz. Bu köylerde dini hassasiyetlerin yoğunlaşmaya başlamasıyla birlikte çalgı çalmanın günah (şeytan işi) olarak görülmesinin de bu sanatsal faaliyetlere zarar verdiğini, o yıllardan günümüze pek isim kalmamasından görebiliyoruz.
 
Harşıt yöresinde kemençe kültürü cumhuriyetle birlikte yaygınlaşmaya başlıyor. Bu dönemde Harşıt yöresindeki düğünlerde Görele’den Picoğlu Osman (Osman Gökçe), Durkaya (Kemal ipşir) ve Şıhlı’dan Doreleso Gacan Mustafa adına rastlıyoruz. Daha sonraki yıllarda Picoğlu’nun öğrencisi olan Sırrı Öztürk ve Durkaya’nın öğrencisi olan Katip Şadi Harşıt ve köylerindeki düğünlerde kemençe çalmışlardır.
 
Bu dönemde Harşıt’ın en ünlü kemençecisi Şıhlı’dan Doreleso Gacan Mustafa'dır. Bugünkü Harşıt ilçesinin cumhuriyetin ilk dönemlerindeki kemençecisi ise Kuşgöz lakaplı Kadem Kandaz’dır. Öyle ki kuşgöz’ün Harşıt’ta çaldığı kemençeden sonra Durkaya’nın kemençesini atıp kırdığı yıllarca söylenegelmiştir.
 
Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar Harşıt’ın düğünlerinde adı geçen isimlere baktığımızda çalgıcı yoğunluğunun Çatalağaç Köyü’nde olduğunu görüyoruz. Bu günde bu durum aşağı yukarı aynıdır.
 
Törnük köyünden Çaylamo Hacı, Şıhlı köyünden Doreleso (Gacan) Mustafa, Zoporo Osman, Aslancık Köyü’nden Çavuşdayı, Görele’den Durkaya, Gancıko Recep, Mehmet Karadeniz ve Katip Şadi Harşıt ve köylerindeki düğünlerde boy gösteren önemli kemençeciler.
  
1900’lü yıllardan günümüze kadar Harşıt ilçesinin çalgıcılarını kısaca hatırlayalım.
 
Çatalağaç Köyü
Kadem Kandaz (Kuşgöz)
Mustafa Pir (Mahmudo Mustafa)
Remzi Kudu (Gudo Remzi)
Nurettin Aydın (Cımıdo Nurettin)
Mehmet Akbulut (Karagadunun Mehmet)
Şerif Pir (Cıbbani)
Şenol Bişkin (Ilazo)
Ceyhun Aydın
 
Doymuş Köyü
Temel Parlak (Hallo Temel)
Mahmut Akbulut (Velo Mahmut)
Hacı Kaya (Gencağa Hacı)
Yakup Kabadayı,
Turgut Tekin
 
Kuzan Köyü
Ali Osman Kargın
Ertuğrul Alim
 
Kanyaş Köyü
Ali Alim
 
 
Çatalaç Köyü’nde Osman Pir’in (Gadagalo Osman) ile Harşıt’ta Zeki Turfan’ın bağlama, Düftero İbrahim’in (Pala İbrahim) davul çaldığını biliyoruz. Şerif Pir’in mandolin ile başlayan müzik yaşamı, bağlama ve bugün kemençe ile devam etmektedir. Bağlama çaldığı dönemlerde Cıbbani mahlası ile anılmıştır.
 
Şenol Bişkin Polis bandosu, Şerif Pir Bursa Belediye Konservatuarında sanatlarını akademik olarak da devam ettiren sanatçılarımızdır.
 
Yerel televizyonların kurulması ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte bugün kemençe ve bağlama çalan gençlerin sayısında belirgin bir artış olduğu da bir gerçektir.
 
Bu kısacık bilgilendirmenin ardından gelelim asıl meselemize.
 
Törnük köyünden Ekligo Fikri’nin halk ozanı olduğunu, yazdığı destanlar ve manileri Harşıt’ta “Hediyesi beş guruş”a niyet çektirdiğini bir çok kişi bilmesine karşın köylerdeki insanların aklında kalan manilerinin dışında yazılı bir kaydının olmadığını görüyoruz.
 
Yine bu dönemde Mahmudo olarak bilinen Mustafa Pir’in Harşıt’ın en önemli kemençecisi olduğunun altını çizmek gerekir. Çünkü Mustafa Pir genelde kendi türkülerini söylemiş yaktığı türküleri kayıt altına almıştır. Ama bugün biz o kayıtlara ulaşamıyoruz.
 
Öyle ki birçok yöredeki yerel sanatçılar köylerdeki manileri, ağıtları, şiirleri derlemişler, kitaplaştırmışlar, bestelemişlerken Harşıt adına akılda kalan bir esere rastlayamadım henüz. Çalgıcılarımız düğün çalgıcısı ya da ortam çalgıcısı olmaktan öteye gidememişlerdir.

Tarihi sürecine baktığımızda 1900’lü yıllardan itibaren Görele’den Harşıt Vadisine yukarı çıkan kemençe sanatı günümüzde çok popüler olmasına karşın Harşıt yöresine ait derlenmiş bir eserin olmaması da Harşıt’ın, Harşıt’lının ve Harşıt’ın çalgıcılarının bir ayıbıdır.
 
Mandolinle başladığı müzik yaşamını bağlama ve kemençe ile devam ettiren ve bugün Bursa Belediye Konservatuarında kemençe ve ses sanatçısı olarak görev yapan Şerif Pir’de Harşıtlıların ilgisizliğinden olsa gerek kazanımlarını Harşıt’a yansıtamamaktadır.
 
Bu konudaki eleştirilerimi daha önce Şerif Pir ile paylaştığımda verdiği cevap epeyce ilginçti. Şerif Pir “Sanaçtı köyünden, komşu köyünden, yöresinden etkilenir. Düğünlerinden, geleneklerinden, hayatın zorluklarından, cenazelerde yakılan ağıtlardan etkilenir. Bizim yöremizdeki kültürel değişim dolayısıyla kültürel bir deformasyon var. Sanatçı olarak benim beslenebileceğim bir kaynak bulamıyorum. Yazılı bir kaynak bulamıyorum ki nasıl derleme yapayım.” demişti.
 
Bu seslenişimin muhatabı bugünkü Harşıtlı sanatçılardır aslında. Bu sanatı yapmaya başlayanların bu işin ustalarından öğrenmeleri onların şarkılarını, gaydelerini yaşatmaları derleyip kültür bakanlığına yöre adına kaydettirmeleri gerekirken onlarda popüler kemençe gaydelerinin peşinden koşmaya devam etmektedirler. Bu koşmanın nedenleri her kemençeciye göre değişir belki ama kendi kültürünü yaşatamayan bir sanatçının başka kültürleri de ne kadar öğreneceği bir soru işaretidir.
 
Yani sözün özü bizim yöremizdeki çalgıcılar taklitçi olmadan öteye gidememişlerdir. Yeni yeni bu sanatlara ilgi duyan gençler bu konuda araştırmalar yapıp yöremizle ilgili derlemeler yaparlar diye umut ediyorum.
 
Sevgi ve hürmetle,
Nisan 2013


15 Nisan 2013 Pazartesi 08:58
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Doğankent'te Kış Lastiği 1 Aralıktan İtibaren Zorunlu...

Kış mevsiminin başlaması nedeniyle, ilimiz genelinde alınacak tedbirlerle ilgili Giresun Valisi Harun

AK Parti İl Yönetiminde İki Doğankentli!...

AK Parti Giresun 6.İl Kongresinde yapılan seçimler sonucu iki Doğankentli hemşehrimiz partinin A Takımında yer

Evlilik Öncesi Test Şart

Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Antmen, kemik ve kök hücre

Doğankent Derneği Öğrencilere Burs Verilecek

Bağcılar Doğankent Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Habsi Yazıcı, üniversite öğrencilerine burs vereceklerini

Ömer Tekin Basın Müdür Oldu

Doğankentli hemşehrimiz Ömer Tekin, Giresun Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevine

Çatak Gecesinde Birlik Çağrısı

Doğankent Çatak Köyü’nün İstanbul Üsküdar Sultan Murat Mahallesinde 1997 yılında kurulan Çatak Köyü

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

GİRESUN - HAVA DURUMU

GIRESUN